Oca 152010

Baskın Oran

1920’lerden beri devlet büyüklerimizin ettiği lafları hiç karıştırmayacağım. Sadece son bir yılı alacağım. Dışişleri Bakanı, “Bizim tarihimizde ve geçmişimizde hiçbir zaman çarmıh olmamıştır, olmayacaktır da” dedi (Radikal, 20.12.09). Cumhurbaşkanı “Sayın Dışişleri Bakanı gayet güzel söylediler. Söyleyecek başka bir şey yok konuyla ilgili” diye arka çıktı (Radikal, 22.12.09). Diyanet Başkanı, “Dini azınlıklar özgürlüklerden yararlanmaktadır” dedi (Hürriyet, 02.01.10). Başbakan, “Tek dil, tek millet; beğenmeyen çeker gider” dedi (Milliyet, 13.03.09). Milli Savunma Bakanı, “Rumlar ve Ermeniler devam etseydi, bugün acaba böyle milli bir devlet olabilir miydik?” dedi (10.11.08). Hükümet sözcüsü, “Iğdır’ı da aldılar, yani Ermenistan sınırındalar’’ dedi (E. Berberoğlu, Hürriyet, 31.03.09). Son bir yıl kuralını biraz bozayım: En harbisi de, doğrusu, bir kadın bakanın ağzına yakışmıştı: “Ermeni dölü” (27.03.1997).

Oca 102010

Baskın Oran

İkinci Kordon’daki evimizden yüz metre limana doğru, bizim sırada, mahalleye yeni taşınan Kepçekulak Kemal ile anası oturuyor. Burnunun üzerinde kocaman bir kurumuş çıban olan bu oğlan bütün gün bizle top koşturmakta, kadın bütün gün çalışmakta. Gece eve gelir gelmez sesleniyor oğlana, kadıncağızı bin kere bağırttıktan sonra kanamış dizleri ve yırtılmış üstü başıyla koşuyor Kemal, kadıncağız oğlunu yıkıyor, giydiriyor, doyuruyor (bu ayrıntıların farkına tabii ki anca şimdi varıyorum).

Ara 172009

Yunus Emre Kocabaşoğlu

Baskın Oran’ın Mayıs ayında Güney Fransa’da, Avignon kenti yakınlarındaki Althen-des-Paluts köyünde katıldığı ‘Althen Ermenistan’la Buluşuyor’ adlı Ermeni Günlerine ilişkin yazı dizisi, Radikal’de yayınlanıyor. Özellikle, Michel Marian, Yves Ternon, Jacky Mamou ve Laurent Leylekian ile birlikte konuşmacı olarak katıldığı ‘Devlet İnkârcılığına Karşı Sivil Toplum’adlı oturumdaki konuşmasını ilgi ile izliyorum.