Şub 132010

Giriş ve Özet

‘Herkesin düşünce, vicdan ve din özgürlüğü hakkı vardır.’ (İHEB- Madde 18) Türkiye’de bu hakkın herkes için ve her yerde hayata geçmesi en büyük temennimizdir. Ülkemizde din ve inanç özgürlüğü genel olarak uluslararası insan hakları ve anayasal güvence altında olsa da, pek çok sıkıntı ve zorluk varlığını sürdürmektedir. Aşağıda Protestan toplumunun 2009 yılında din ve inanç özgürlüğü açısından yaşamış olduğu sorunları ortaya koyan bir rapor bulunmaktadır.[1]

Oca 282010

Yunus Emre Kocabaşoğlu

Eskiden [...] yüzde 65 [seçmen] ortanın sağı[ndaydı]. 90′ların ortasında [...] seçmen daha önce görülmedik ölçüde kendini aşırı sağa yerleştirdi. [...] yüzde 10′un altında olan aşırı sağ seçmen eğilimi, 95′te yüzde 20′ye çıktı. Bizim düşünce iklimimiz [...] daha milliyetçi, daha din etrafında kendini tanımlayan muhafazakârlığa döndü. [...] Daha fazla yabancı düşmanı, farklılıklara daha az hoşgörüyle bakan bir seçmen çıktı ortaya. Yahudi düşmanlığı önemli ölçüde arttı.

-Prof. Dr. Ersin Kalaycıoğlu [1]

Oca 282010

Yunus Emre Kocabaşoğlu

Ermeni senaristin, anlaşılır nedenlerle romanın Musevi kahramanlarını Ermeni vatandaşına dönüştürmesi, senaristin kendi tasarrufu olması nedeniyle bizi ilgilendirmemek ile beraber, [filmde] Yahudilerden hiç bahsedilmemiş olmasının yorumunu, senarist hariç herkese bırakıyorum!

-Şalom gazetesi yazarı Ivo Molinas

Oca 252010

Yunus Emre Kocabaşoğlu

“Sinagogda bomba patlamadan iki saniye önce elimdeki kitabımı düşürdüm. Eğilip onu alırken bombanın gürültüsünü duydum. Gürültüden çok beni şoke eden ortaya yayılan kokuydu. Küf kokusu gibi bir şey. Ölüm kokusu sanki. O acayip koku öylesine sardı ki beni, kıpırdamadan duruyordum… Sonra oğlumun bana seslendiğini duydum, [...] boynundan damarları sarkıyordu.

-Rav İsak Haleva [1]

Oca 252010

Yunus Emre Kocabaşoğlu

“… Sorunun cevabını ben de bilmiyorum [...] Bu artık benden mi kaynaklanıyor, yoksa konunun kendisinden mi, bilemiyorum. [...] Zira, antisemitizm tarifi için en basitinden İsrail eleştirilebilir, ama Yahudilere düşmanlık beslemek antisemitizmdir denir ve İsrail’in eleştirilemediği argümanına antisemitizm yaftası yapıştırılır. Ama en ufak İsrail eleştirisi de yine antisemitizm damgası ile damgalanır.

Zaman yazarı İsmail Kul [1]