Söylem, dilsel pratikler aracılığı ile toplumsal yaşamın belli değer yargıları etrafında örgütlenmesini, düzene sokulmasını sağlar; işte bu nedenle olayların, olguların, kişilerin, toplulukların temsil pratikleri ile yakından ilişkilidir. Bu nedenle yeni medya ortamlarında üretilen, dolaşıma sokulan söylemler ve bu söylemlerin içindeki temsil pratiklerinde ve yapısal ögelerinde nelerin yer aldığı önemli. Devamını okuyun »
Nefret Söylemi/Nefret Suçu ve bu olgunun medya ile ilişkisi, aslında çok geniş, çok boyutlu bir konu, bir alan.
Aslında gerek akademik olarak gerekse mesleki olarak nispeten yeni bir konu. Nefret Söylemi, literatürde ilk kez 1993-94 Rwanda Soykırımı vesilesiyle geçiyor. Sonra da yaygınlaştı. Rwanda’da ‘Radio Libre Mille Collines’ (Özgür Bin Tepe Radyosu), Hutu yönetimindeydi ve açıkça isim, adres vererek, insanların öldürülmesine rehberlik eden yayınlar yaptı. 2007 yılında ise, Uluslararası Özel Rwanda Mahkemesi, RLMC radyosunun üç yöneticisini yargıladı ve mahkum etti. Devamını okuyun »
Eskiden manşetlerde gördüğümüz “Pis Çingene”, “Korkak Yahudi”, hatta geçmişte bir bakanın çekinmeden söylediği “Ermeni dölü” türünden sözcüklerin artık günümüzde gazetelerde satır aralarına, köşe yazılarına, internette ise Facebook ve okur yorumlarına kaydığına tanık oluyoruz.
Medya zaman zaman olumsuz, alaycı ifadeler, küfür, hakaret, aşağılama, abartı taktiklerine başvurarak “öteki”leştirdiği ve “hedef” haline getirdiği grupları kamu güvenliğini tehdit edici “potansiyel risk ve tehdit saçan öcüler” gibi sunarak toplumdaki “öteki” gruplara karşı nefret söylemi ve suçlarını kışkırtır. Aşağıda yer alan kampanya örnekleri nefret söylemi ve nefret suçunun varlığını çok net biçimde ortaya koyuyor:
Devamını okuyun »
Liberalizmin en popüler söylemi ‘küreselleşme’ kavramından farklı toplumlardan armoni yaratması beklendi. Ancak toplum içinde mevcut faklılıklar birbirine benzemekten çok gittikçe ayrıştı. Bu ayrışmanın en bariz göstergelerinden biri hoşgörüsüzlük, milliyetçilik ve ırkçılık sebebi ile işlenen nefret suçlarında görülen artış. Devamını okuyun »
Nefret suçu, bir kişiye veya gruba karşı ırk, dil, din, cinsiyet ve cinsel yönelim gibi önyargı doğurabilecek nedenlerden ötürü işlenen, genellikle şiddet içeren suçlardır. Nefret suçları diğer suçlardan farklı çünkü her ne kadar bu suçlar bireylere karşı işleniyorlarsa da aslen hedef alınan o bireyin üyesi olduğu sosyal gruptur. Eğer bu suç bir defaya mahsus olarak işlenmemişse ve süreklilik arz ediyorsa, suç işleyenler nefret grubu olarak adlandırılırlar. Bu suçları engellemeye ve suç işleyenleri cezalandırmaya yönelik düzenlenmiş yasalara ise nefret yasası denir. Devamını okuyun »
Sosyal Değişim Derneği’nin Danışma Kurulu üyesi olan Prof. Dr. Yasemin İnceoğlu, “Medya ve medyada yer alan güncel sorunlar” üzerine Medya Tekzip Merkezi’nin sorularını yanıtladı.
Medyayı tanımlar mısınız?
Medya, egemen ideolojinin meşrulaşmasında, yeniden üretilmesinde önemli ideolojik bir güçtür. Bu güç aynı zamanda simge yaratma, bilgi-anlamüretme ve durumları tanımlama özelliklerinde de sahiptir. Devamını okuyun »
Uzm. Psk. Sabahat Erler
Nefret suçu, bir kişiye veya gruba karşı ırk, dil, din, cinsiyet ve cinsel yönelim gibi önyargı doğurabilecek nedenlerden ötürü işlenen, genellikle şiddet içeren suçlardır. Nefret suçları diğer suçlardan farklı çünkü her ne kadar bu suçlar bireylere karşı işleniyorlarsa da aslen hedef alınan o bireyin üyesi olduğu sosyal gruptur. Eğer bu suç bir defaya mahsus olarak işlenmemişse ve süreklilik arz ediyorsa, suç işleyenler nefret grubu olarak adlandırılırlar. Bu suçları engellemeye ve suç işleyenleri cezalandırmaya yönelik düzenlenmiş yasalara ise nefret yasası denir. Devamını okuyun »
Haz 032010
Yasemin İnceoğlu
Baskı araçlarından biri olan ‘dil’in kullanıcıları örtük ya da açık bir biçimde kendi ideolojilerine koşut olduğunu düşündükleri veya etkilendikleri değerleri içeren söylemlere göndermeler yaparlar. Eskiden manşetlerde gördüğümüz ‘Pis Çingene’, ‘Korkak Yahudi’, hatta geçmişte bir bakanın çekinmeden söylediği ‘Ermeni Dölü’ türünden sözcüklerin artık günümüzde sayfa/satır aralarına veya köşe yazılarına kaydığına tanık oluyoruz. Devamını okuyun »





