“Bakın benim ülkemde, 170 bin Ermeni var; bunların 70 bini benim vatandaşımdır. Ama 100 binini biz ülkemizde şu anda idare ediyoruz. E ne yapacağım ben yarın, gerekirse bu 100 binine hadi siz de memleketinize diyeceğim; bunu yapacağım. Niye? Benim vatandaşım değil bunlar… Ülkemde de tutmak zorunda değilim. Yani şu anda bizim bu samimi yaklaşımlarımızı bunlar bu tavırlarıyla ne yazık ki olumsuz istikamette etkiliyorlar, bunların farkında değiller.”

Bu utanç verici ifadeler Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, 16 Mart Salı günü resmî ziyaret dolayısıyla bulunduğu Londra’da, BBC’nin Türkçe servisine verdiği demeçten alındı.

Bu ifadelerden Başbakan’ın, son günlerde ABD ve İsveç’te oylanan Ermeni Soykırımı ile ilgili kararlar karşısındaki hiddetini dindirebilmek için bulabildiği yegâne hedefin Türkiye’de hayat kavgası veren Ermenistanlı ve Gürcistanlı göçmen Ermeniler olduğu sonucu çıkıyor. Onlar yakın zamanda Türkiyeli politikacıların kolay kurbanı durumuna düşüyorlar. Her türlü koruma, savunma ve toplumsal güvenceden yoksun olmalarına rağmen hedef gösteriliyorlar. Her an Türkiye’den sürülme olasılıklarının elde koz olarak tutulması ve her defasında gündeme getirilmesi Osmanlı döneminde, başta Ermeniler olmak üzere istenmeyen unsurların tehcirini hatırlatıyor. Onlar kudretli Başbakan Erdoğan karşısında birer hiçtirler ama Başbakan’ın gücü de sanki ancak onlara yetiyor.

Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı’na şunları hatırlatmak isteriz:

  • Kimse doğduğu toprağı keyfinden terk etmez; gittiği ülkede iş bulmazsa da orada kalmaz;
  • İnsanca muamele, herkes kadar Ermeni göçmen işçilerin de hakkıdır;
  • Bu insanlara lâyık görülen bu resmî kötü muamele yüz kızartıcı bir nefret suçudur;
  • Üçüncü ülkelerin parlamentolarından çıkabilecek kararları bertaraf edebilmek için binlerce savunmasız insanı pazarlık konusu yapmak kabul edilemez;
  • Bu ifadelerin Türkiyeli Ermenileri de töhmet altında bırakacağı açıktır;
  • İfadeler, dünya çapında talepleri olan, medeniyetleri bir araya getirme, kavgalıları barıştırma ve Ermenistan’la ilişkilerini normalleştirme iddiasındaki bir ülkenin Başbakanı açısından muazzam tezatlar oluşturmaktadır.

Aşağıda imzası bulunan sivil toplum kuruluşları olarak bizler:

21. Yüzyıl’da hâlâ tehcir fikriyatına yatkın görünen bu zihniyeti kınıyor, savunmasız insanlar üzerinden yapılan bu yüz kızartıcı pazarlıklardan bir an evvel vazgeçilmesini talep ediyoruz.

DurDe (Irkçılığa ve Milliyetçiliğe DurDe Girişimi)

AMARGİ Kadın Kooperatifi, Antikapitalist Öğrenciler, Barış İçin Kadın Girişimi, Barış İçin Sanat Girişimi, Barış İçin Vicdani Ret Platformu, Birbirimize Sahip Çıkıyoruz Platformu, Boğaziçi Gösteri Sanatları Topluluğu, ÇEKEV, DSİP, Diyarbekir İletişim Platformu, Emek Partisi İstanbul İl Örgütü, Ev Eksenli Çalışanlar Sendikası, Genç Siviller, Göçmen Dayanışma Ağı, İnsan Hakları Derneği, İzmir Kadın Dayanışma Derneği, Kaos GL, Kumbara Sanat Atölyesi, Küresel BAK, Küresel Eylem Grubu, LAMBDA İstanbul, Nor Zartonk, Sendikalarda Şiddet ve Ayrımcılığa Karşı Kadın İnisiyatifi, Sosyal Değişim Derneği, Toplumsal Dayanışma Derneği,  Yeryüzüne Özgürlük Derneği, Yeşiller Partisi, Yüzleşme Derneği, 70 Milyon Adım Koalisyonu, 78’liler Girişimi.

***

Açıklamanın İngilizcesi:

Shame on you, Prime Minister
“Look, there are 170,000 Armenians in my country; 70,000 of them are my citizens. But we are tolerating another 100,000. So, what will I do tomorrow, I will say to those 100,000, it’s time for you to go back to your land; I will do this. Why? Because they are not my citizens… I have no obligation to keep them in my country. This is to say that they [theArmenians] take our cordial approach negatively, and they are not aware of it.”
These shameful words belong to a statement, which the Turkish Prime Minister Recep Tayyip Erdogan gave to the Turkish Service of the BBC on Tuesday, March 16, during an official visit to London. The expressions suggest that the Prime Minister, who has been infuriated by the votes of the US House of Representatives and the Swedish Parliament regarding the Armenian Genocide, has chosen as target the Armenian immigrants from Armenia and Georgia, who seek to eke out a living in Turkey.
Lately, these highly vulnerable migrants have become an easy victim for politicians in Turkey. And they are targeted even though they lack any sort of social protection and individual security. The fact that they live under the constant risk of expulsion from Turkey and that they are repeatedly reminded of this threat calls to mind the Ottoman policy of1915 to deport Armenians. These migrants, although insignificant in view of Prime Minister’s considerable power are apparently the only ones on which such power could be exercised.
We would like to remind the Prime Minister of the Republic of Turkey that:
  • No one leaves the soil, on which he or she is born out of pleasure; and no one stays in a foreign country if she or he cannot find a proper job;
  • Humane treatment is a universal right for everyone, also for an Armenian illegal migrant worker;
  • The official ill-treatment, which these immigrants are subjected to, is a disgraceful hate crime;
  • It is unacceptable that the fate of thousands of vulnerable people is turned into a bargaining chip to counter the decisions of parliaments in
  • third countries; It is obvious that these words will also implicate the Armenians of Turkey;
  • Finally, these expressions constitute a massive contradiction for a Prime Minister, whose country prides itself in a global outlook and purports to bring together civilisations, to reconcile warring factions everywhere and to normalise relations with Armenia.
We, the undersigned civil society organizations condemn this mindset that seems even today to be inclined to the idea of deportation, and demand that the disgraceful political haggling on the backs of defenceless immigrants is terminated immediately.
(DurDe (Irkciliga ve Milliyetcilige DurDe Girisimi – Say Stop to Racism & Nationalism)
AMARGI Kadin Kooperatifi, Antikapitalist Ogrenciler, Baris Icin Kadin Girisimi, Baris Icin Sanat Girisimi, Baris Icin Vicdani Ret Platformu, Birbirimize Sahip Cikiyoruz Platformu, Bogazici Gosteri Sanatlari Toplulugu, CEKEV, DOH, DSIP, Diyarbekir Iletisim Platformu, Emek Partisi Istanbul Il Orgutu, Ev Eksenli Calisanlar Sendikasi, Genc Siviller, Gocmen Dayanisma Agi, Insan Haklari Dernegi, Izmir Kadin Dayanisma Dernegi, Kaos GL, Kumbara Sanat Atolyesi, Kuresel BAK, Kuresel Eylem Grubu, LAMBDA Istanbul, Nor Zartonk, Sendikalarda Siddet ve Ayrimciliga Karsi Kadin Inisiyatifi, Sosyal Degisim Dernegi, Toplumsal Dayanisma Dernegi, Yeryuzune Ozgurluk Dernegi, Yesiller Partisi, Yuzlesme Dernegi, 70 Milyon Adim Koalisyonu, 78′liler Girisimi.)
© 2012 Nefretme.org Suffusion theme by Sayontan Sinha
nedir blog izle nedir nasıl kimdir mp3 dinle müzik dinle müzik dinle dizi izle izle