Sedat Ergin

Manisa’nın Selendi İlçesi’nde Romanları hedef alan saldırılar, 2010 yılının Türkiye’sinde vatandaşların salt kimliklerinden dolayı ne kadar tehlikeli bir saldırganlığa maruz kalabileceğini gösteren çarpıcı bir örnek oluşturuyor.

Manisa Valiliği, çareyi Roman vatandaşlarımızı ilçeden dışarı çıkartıp Gördes İlçesi’ne göndermekte bulmuştur. Bu neresinden bakarsanız bakın “çağdaş” bir tehcir hadisesidir.

ULUSLARARASI LİTERATÜR HIZLA GELİŞİYOR

* Keza, son yıllarda sıkça Türkiye’nin özellikle batısındaki il ve ilçelerde doğrudan Kürt vatandaşlarımızı hedef alan saldırıların meydana geldiğini izliyoruz.

Bütün bu saldırılarda, işlenen suçun gerisinde belli bir aidiyete sahip olan insanlara dönük bir önyargının rol oynadığını, özünde bu aidiyetin hedef alındığını görüyoruz.

* Bu tür saiklerle işlenen suçlar, günümüzde gelişkin Batı demokrasilerinde artık “nefret suçları” (hate crime) olarak adlandırılıyor. Toplumsal barış açısından çok tehlikeli bir suç kategorisi bu. Çünkü sonuçta o aidiyete mensup herkes, fiziki saldırıya uğramasa bile, kendisini saldırının doğrudan mağduru olarak hissediyor.

Uluslararası alanda nefret suçları konusundaki literatür son yıllarda büyük bir gelişme gösteriyor. Nefret suçlarıyla mücadele artık uluslararası bir taahhüt haline gelirken, artan sayıda ülke özel yasalar çıkartarak bu suçları yaptırıma bağlıyor.

TOPLUMSAL KÜLTÜRDE KÖKLÜ DEĞİŞİKLİK ŞART

* Nefret suçları, oldukça geniş bir alana yayılıyor. Aidiyet ön planda olunca, dinsel, etnik ya da cinsel her türlü kimliğin saldırıya uğraması doğrudan nefret suçunu oluşturuyor.

Bir travestinin cinsel kimliğinden dolayı tacize uğraması ya da öldürülmesi de bir nefret suçu, bir azınlık mensubunun salt o azınlığın temsilcisi olduğu için aşağılamaya maruz kalması da… Bu çerçevede Avrupa’da Yahudilerden sonra son dönemde Müslümanlar da artan ölçüde nefret suçlarının mağduru haline geliyor.

* Nefret suçları kategorisinde ülkemizin sicilinin parlak olmadığını söylemeye gerek yok. Hrant Dink ve Rahip Santoro cinayetlerinin işlendiği bir ülkede yaşıyoruz.

Türkiye’nin demokrasisini ileri götürme arayışında artık nefret suçları alanındaki sicilini de iyileştirme yönünde somut adımlar atmaya başlaması gerekiyor. Bunun için öncelikle bu kavramın yerleşmesi ve bir toplumsal farkındalığın yaratılması gerekiyor. Bu da toplumsal kültürümüzde, reflekslerimizde çok köklü değişiklikleri zorunlu kılacak.

* Nefret suçları her halükârda Türkiye’nin önüne gelmeye başlamış olan bir konu. Örneğin AB’nin son ilerleme raporunda Gazze olaylarından sonra Yahudi cemaatini hedef alan “nefret açıklamalarının” yapılmış olması sorunlu bir durum olarak işleniyor.

HÜKÜMETE DÜŞEN GÖREV

* Uluslararası camiada bu sorunla asıl ilgilenen kuruluş Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı. (AGİT) Türkiye’nin nefret suçlarıyla mücadele etmek konusunda AGİT çerçevesinde üstlenmiş olduğu pek çok taahhüt var. Bu taahhütler arasında, polis örgütünü ve diğer kamu görevlilerini nefret suçları konusunda eğitmek de bulunuyor.

Mevzuatın gözden geçirilmesi, nefret suçlarının izlenmesi için sivil toplumun teşvik edilmesi, nefret suçları mağdurlarına yardımcı olunması ve bu suçlara ilişkin kayıtların tutulması diğer taahhütler arasında sayılabilir. Adalet Bakanlığı, bu kayıtları düzenli bir şekilde AGİT’e bildiriyor.

* Aslında Türkiye’de Anayasa’da ve pek çok yasada ayrımcılığı yasaklayan, halkı kin ve düşmanlığa teşvik etmeyi yaptırıma bağlayan (TCK 122 ve 216 gibi) maddeler bulunmakla birlikte, mevcut mevzuatın nefret suçlarını önlemekte bugüne dek etkili bir caydırıcılık sağlayamadığı ortada.

Olumlu bir gelişme olarak son dönemde nefret suçlarına karşı platform oluşturma çabaları (www.nefretme.org ) gibi bazı sivil toplum inisiyatiflerinin ortaya çıkması sayılabilir.

* Türkiye’de hem toplumsal barışın korunması hem de demokratik standartların ileri götürülmesi açısından nefret suçlarının artık gündeme alınması gerekiyor. Bu alanda atacağı adımlar, hükümetin demokratlığını kanıtlaması bakımından da önemli bir sınav olacaktır. Örneğin TBMM’de nefret suçlarıyla mücadele için bir komisyon kurulması yararlı bir ilk adım olabilir.

Kaynak: Hürriyet

© 2012 Nefretme.org Suffusion theme by Sayontan Sinha